Türkiye'nin Muhasebe Rehberi   I  Yayınlanan En Son Mevzuatlar  I  Vergi Takvimi  I   Muhasebe Uygulamaları  I  Beyanname Rehberi  
Ana sayfa Yasal Uyarı Künye Danışma Hattı Güncel Bilgi Arşivi

      Çalışma Hayatı Rehberi

 MUHASEBE GÜNCEL BÜLTEN :   9 Mayıs 2011

  2011 Çalışmaları 

  Mükellef Rehberi 
  Pratik Bilgiler 
  Staj - Stajyer Rehberi
  Maliye Rehberi
  BEŞ DAKİKA ARA !...
  Makale Rehberi

  Kanun-Mevzuat Rehberi  

  Sosyal Güvenlik Rehberi  

 

 

 

İş müfettişi raporlarının uygulanması

 

İş teftişinin yegâne aktörü olan İş Müfettişi, sadece devletin bir denetim elemanı olarak algılanamaz. Konu hakkındaki hem ulusal hem de uluslararası hukukî düzenleyici belgeler, bu anlamda konumlandırma gayreti göstermelerine rağmen, üretim sürecinde verilen ve yapılan görevler itibariyle tam anlamıyla kapsanan bir tanımlama yapmada yeterlilik içermemektedirler. Mal ve hizmet üreten insanın üretim süreçleriyle yabancılaşmadan hakları ve varoluşuyla korunması anlamında, yani mal ve hizmet üretiminin insan dokusu

hakkında her geçen gün etkinleşen bir yapı kazanmaktadır, iş müfettişliği. Ve bu süreçte yapılan görevler itibariyle, toplumların gelişme düzeyleriyle doğru orantılı bir hak koruma ve denge oluşturma boyutu kazanımı sözkonusudur. Bu nedenle geçen haftaki yazımda bu hafta ÇSGB İş Müfettişi Raporlarının uygulanması konusunu yazacağımı belirtmiştim

Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı İş Teftiş Kurulu üyeleri olarak İş Müfettişleri, anayasal çalışma ve sosyal güvenlik haklarının bünyesi içerisinde, endüstri ilişkilerini de kapsar şekilde denetim hizmetleri yapmaktadırlar. Bu görevin niteliği itibariyle çalışma hayatında ekonomi – insan hakları uyumunun oluşturulması, iş müfettişi katkısını kaçınılmaz kılmaktadır. Ancak sadece iş mevzuatı kapsamındaki çalışmaları bile geniş bir alanda çalışmanın göstergesi olmaya yeterlidir. Bu nedenle Bakanlığın iş müfettişliği hakkındaki çalışmaları özellikle önem taşımaktadır. Avrupa Birliği uygulamalarını da millî uygulamalarımızla kaynaştırarak İş Teftişi hizmetinin kalite ve verimliliğini yükseltmemiz gerekmektedir. Bu çabalar, bireyin üretim süreçlerindeki yaşam kalitesinin yükselmesine olumlu katkı sağlayacaktır.

Bu nedenle iş müfettişi, bugüne kadar yaşandığı gibi iş sözleşmesinin feshinden ziyade iş sözleşmesinin oluşumu ile iş ve sosyal güvenlik mevzuatına uygun bir şekilde tatbikinde yoğunlaşmalıdır. Bu yönelişin gerektirdiği yenilenme sağlanmalı; işyerlerindeki risklerin önlenmesi hususundaki çabalara sosyal uyum sağlanması hakkında yoğunlaşma ve kültür oluşumu başarılmalıdır. Bu hususta mevzuatın iş müfettişi inceleme ve raporlarına etkinlik kazandırması, çok önemlidir.

6111 sayılı Torba Kanun'un 78'inci maddesi ile 4857 sayılı İş Kanunu'nun 92'nci maddesine, "İş müfettişleri tarafından düzenlenen raporların ve tutulan tutanakların işçi alacaklarına ilişkin kısımlarına karşı taraflarca otuz gün içerisinde yetkili iş mahkemesine itiraz edilebilir. İş mahkemesinin kararına karşı taraflarca 5521 sayılı Kanun'un 8. maddesine göre kanun yoluna başvurulabilir. Kanun yoluna başvurulması iş mahkemesince hüküm altına alınan işçi alacağının tahsiline engel teşkil etmez" hükmünün eklenmiş olması da iş müfettişi inceleme ve raporlarına etkinlik kazandırması anlamında önemli bir adımdır. Ve bugüne kadar büyük kısmı yok olmuş olan iş müfettişi emeği, yargı öncesi süreçte, yargının da yükünü giderek azaltacak olan bir yapının kurulmasını sağlayabilecektir.

Değerli meslektaşım ÇSGB Baş İş Müfettişi Arif TEMİR'in yazdığı gibi, "İş müfettişleri yapmış oldukları teftişleri sonucunda düzenlemiş oldukları raporlarında işçi alacağının ödenmesini belirtmişlerse, işçi veya işverenden herhangi birisi iş müfettişi raporunun tebliğ tarihinden itibaren 30 gün içerisinde yetkili iş mahkemesine itiraz edebileceklerdir. 30 gün içerisinde itiraz edilmeyen raporlar kesinleşecek ve bu raporlar aleyhine yargı yoluna başvurulamayacaktır. / İtiraz üzerine iş mahkemesi tarafından verilen kararlara karşı kanun yoluna (temyize) başvurulabilecektir. Ancak kanun yoluna başvurma iş mahkemesi kararının uygulanmasını engellemeyecektir. Örneğin iş mahkemesi işçinin alacağının ödenmesine ilişkin iş müfettişi raporunu itiraz üzerine onaylamışsa işverenin kanun yoluna başvurması işçi alacağının ödenmesini engellemeyecektir." (Yaklaşım, Nisan 2011)

Tekrarlamalıyım ki, şikâyetçi işçi işyerinde çalışıyorsa, işçinin şikâyet konularını iş müfettişleri inceleyecek ve "mevzuat yönünden genel teftiş" yapacaktır. İş müfettişlerinin yapmış oldukları teftişleri sonucunda iş mevzuatı kapsamında düzenlemiş oldukları raporlarında işçi alacağının ödenmesini belirtmişlerse, işçi veya işverenden herhangi birisi, iş müfettişi raporunun tebliğ tarihinden itibaren 30 gün içerisinde yetkili iş mahkemesine itiraz edebilecek; itiraz edilmeyen raporlar ise kesinleşecek ve uygulanacaktır. Hayırlı olsun!

Tahsin Sınav
tsinav@yenisafak.com.tr

Kaynak: http://www.yenisafak.com.tr/Yazarlar/?t=09.05.2011&y=TahsinSinav

 
09.05.2011
 
Yasal Uyarı
 
 

 

 

 

 
  ▼ Yayınlanan En Son  Mevzuatlar   (Sitenize ekleyebilirsiniz)

Copyrıght  © 2005-2011 www.muhasebenet.net www.muhasebenet.com. Her hakkı saklıdır.