|
2008
yılında elde edilen kâr paylarında vergilendirme
Bu
yazımızda tam mükellef gerçek kişilerin sermaye
şirketlerinden, bir başka deyişle anonim ve limitet
şirketlerden elde ettikleri kar paylarının
vergilendirilmesini ve vergilendirmede uygulanacak
istisnayı irdelemeye çalışacağız.
Vergilendirme ve istisna uygulamasında en önemli konu,
şirketçe dağıtılan kârın hangi yıla ait kazançlardan
olduğu noktasında düğümlenmektedir.
2003 sonrasında kâr
payları
Gelir Vergisi Kanununun 22/2. maddesine göre, tam
mükellef kurumlardan elde edilen ve 75/2. maddesinin
1-3. bentlerinde yer alan kâr paylarının yarısı gelir
vergisinden istisna edilmiştir. Bu düzenlemelere göre
yarısı vergiden istisna olan kâr payları anonim
şirketlerde, hisse senedi veya ilmuhaber sahiplerine,
menkul kıymete bağlanmamış çıplak pay sahiplerine,
kurucu senetlerine veya intifa senetlerine, yönetim
kurulu başkan ve üyelerine ödenen kâr paylarıdır.
Limited şirketlerde istisnadan yararlanacak kâr payları
ise ortaklara ödenen kâr payları ile organ sıfatını haiz
müdürlere ödenen kâr paylarıdır.
Söz konusu istisnaya tâbi kâr payları, -kural olarak -
Gelir Vergisi Kanununun 94/1-6. Maddesine göre dağıtımda
gelir vergisi stopajına tabidir. Bu nedenle istisna
kapsamında elde edilecek bu kâr payları, stopaja tabi
tutulmuş şekilde elde edilecek kâr payları olacaktır.
Stopaja tabi tutularak elde edilen gelirlerin
beyannameye aktarılmasında kural, bu gelirlerin brüt
olarak nazara alınmasıdır. Net gelir üzerinden
vergilendirme yapılmaz. Bu nedenle, kâr payı elde
edenlerin, istisna olan yarı tutarı hesaplamadan önce
elde ettikleri kâr paylarını brütleştirmeleri, sonra
yarısını alarak istisna ve vergiye tabi tutarı
hesaplamaları gerekmektedir.
Söz konusu kâr paylarının istisna tutarını aşan
kısmının, Gelir Vergisi Kanununun 86. maddesinde yazılı
beyan sınırını aşması halinde, aşan kısmın yıllık
beyanname ile beyan olunması gerekmektedir. Bu sınır
2008 yılında elde edilecek gelirler için 19.800 YTL'dir.
Beyan edilen kâr payları üzerinden hesaplanan yıllık
vergiden ise, stopajın yarısı değil, tamamı mahsup
edilecektir.
Kâr payının yıllık beyanname konusu olup olmayacağı,
ancak bu hesaplama ile mümkündür. Zira beyan sınırının
hesabında istisna kısım, nazara alınmaz.
2003 öncesine ait kâr
payları
Yukarıdaki açıklamalarımız, kurumların 2003 ve izleyen
yıllara ait kârlarını dağıtmaları durumunda geçerlidir.
Çünkü Gelir Vergisi Kanununun 22. maddesinde yer alan
istisna düzenlemesi, dağıtılan kârın;
- 2002 veya önceki yıllarda elde edilen istisna
kazançlardan olmaması
- Kanunun geçici 61. maddesinde kapsamında stopaja tabi
yatırım indirimi istisnasından kaynaklanmaması
şartlarıyla uygulanmaktadır.
Dağıtılan kârın, 2002 ve öncesi istisna kazançlardan
olması veya Kanunun geçici 61. maddesinde kapsamında
stopaja tabi yatırım indirimi istisnasından
kaynaklanması durumunda aktardığımız istisna
uygulanmamaktadır. Zira bu kaynaklardan sağlanan
kazancın dağıtımı dolayısıyla elde edilen kâr paylarının
beyan kuralları, Gelir Vergisi Kanununun geçici 62.
maddesinde farklı olarak düzenlenmiştir. Bu düzenlemeye
göre, söz konusu kaynaklardan dağıtılan ve elde edilen
kâr paylarının net tutarının 1/9 fazlasının yarısı
vergiden istisna edilecektir. Dolayısıyla elde edilen
kâr payının 19.800 liralık beyan sınırını geçip
geçmediği, bu şekilde belirlenebilecektir. Sınırın
aşılması dolayısıyla Yıllık beyannamede bu kapsamda bir
kâr payı gelirinin yer alması halinde, bu gelire tekabül
eden yıllık vergiden, beyan olunan kar payı tutarının
beşte biri indirilecek, kalan vergi ödenecektir.
Kurumların 1998 ve öncesine ait kârlarını dağıtmaları
halinde ise, tam mükellef gerçek kişilerce elde edilen
kâr payları yıllık beyannameye dahil edilmeyecektir. Bu
kısma tekâbül eden kar payının tamamı, gelir vergisinin
konusu dışındadır.
Kurumların 1998 sonrasına, ancak 2003 öncesine ait
istisna dışı kazançlarından yapacakları kar
dağıtımlarında uygulama ise, 2003 sonrası dönemlerle
ilgili açıklamalarımız doğrultusunda olacaktır.
Bu belirlemelerin kâr payı elde edenlerce yapılması
olanağı, özellikle halka açık anonim şirket ortakları
için pek kolay değildir. Kâr dağıtımı yapan şirketlerin,
her şeyden önce dağıttıkları kâr paylarının kaynaklarını
belirlemeleri, kâr dağıtımı kararının alındığı genel
kurul kararında bunu belirtmeleri ve açıklamaları
zorunludur.
Bumin Doğrusöz
23.06.2008
|