|
İNTERNETTEN SATIŞTA KAYIT
SORU: İnternet aracılığı ila bazı ürünlerin satışını
yapıyoruz. Belli bir toplam tutar üzerinde alışveriş
yapanlara bazı ürünleri bedelsiz promosyon olarak
veriyoruz. Bu şekilde vermiş olduğumuz ürün bedellerini
kayıtlarımıza gider olarak intikal ettirebilir miyiz?
(K.Kurtal)
YANIT: Gelir Vergisi Yasası'nın 40/1.maddesi uyarınca
"ticari kazancın elde edilmesi ve idame ettirilmesi için
yapılan genel giderler" safi kazancın tespiti sırasında
indirim konusu yapılmaktadır. Dolayısıyla satışın
artırılması için yapılan bu tür promosyonlu kampanyalar
nedeniyle yapılan harcamaları giderleştirmek mümkündür.
Buna göre firmanızın internet aracılığı ile yapmakta
olduğu promosyonlu satışlar nedeniyle müşterinize
bedelsiz vermiş olduğunuz malların alış bedellerini
gider olarak kayıtlarınıza intikal ettirmenizde vergi
hukuku açısından herhangi bir sorun yoktur.
Ancak bu gibi hallerde bazı satıcılar müşterilerinden
gönderme ücreti veyahut da değişik adlar altında belli
ve düşük bir bedel talep etmektedirler. Bu gibi talepler
sonucunda alınan bedellerin kayıtlara intikal
ettirilmesi gerekmektedir. (V. Seviğ)
YARGI KARARLARINDA
HACZEDİLEMEYECEK MALLAR
Danıştay 4.Dairesi E.2002/2783 K.2003/3273 T.17.12.2003
Davacı, kesinleşen ve vadesinde ödenmeyen muhtelif vergi
borçlarının tahsili amacıyla haczedilen taşınmazının
satışa çıkarılması işleminin iptali istemiyle dava
açmıştır. 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsili
Hakkında Kanunun "Haczedilemeyecek Mallar" başlıklı
70/11. maddesinde, borçlunun haline münasip evinin
haczedilemeyeceği, ancak evinin değeri fazla ise
bedelinden haline münasip bir yer alınabilecek miktarı
borçluya bırakılmak üzere haczedilerek satılabileceği
hükme bağlanmış olup, davacının vadesinde ödenmeyen
muhtelif vergi borçlarına karşılık …. adresindeki
gayrimenkulünü taksitlendirme talebi nedeniyle teminat
olarak gösterdiği, vergi borçlarını ödemediğinin
anlaşılması üzerine teminata konu gayrimenkule haciz
konularak satış işlemine başlandığı, ancak davacının
konut olarak kullandığı gayrimenkulü dışında haczi kabil
başka bir taşınmazının bulunmadığının anlaşıldığı
olayda; davacının haline münasip evinden başka bir
gayrimenkulünün bulunmaması sebebiyle, satış işlemi 6183
sayılı Yasanın 70/11 maddesi aykırı olduğundan işlemin
iptali gerekmektedir.
Danıştay 11. Dairesi E.1999/1496 K.2000/2172 T.18.5.2000
Davacı kurumun 1997 yılına ait vergi borçlarını
vadesinde ödememesi üzerine tahsili amacıyla Ziraat
Bankası nezdindeki hesabına haciz işlemi uygulanmışsa
da; 6183 sayılı Yasanın 70/1. maddesinde, Devlet malları
ile hususi kanunlarda haczi caiz olmadığı gösterilen
malların haczedilemeyeceği, 3234 sayılı Orman Genel
Müdürlüğü Teşkilat ve Görevleri Hakkındaki Kanunun
33.maddesinde de, Genel Müdürlüğün katma ve döner
sermayeli bütçeleri ile diğer kanuni ve kazai yollardan
temin edilmiş bütün taşınır ve taşınmaz mal varlığı ve
kıymetleri ile idarede mevcut orman emvalinin Devlet
malı hükmünde olduğundan haczedilemeyeceği ve
kamulaştırılamayacağı hükme bağlanmış olup, bu hükümler
uyarınca Orman Genel Müdürlüğü (..) Orman İşletme
Müdürlüğüne ait malların devlet malı niteliğinde olması
nedeniyle haczi mümkün olmadığından, vergi dairesinin
davacı işletmenin bankadaki hesabına haciz konulmasında
hukuka uyarlık olmayıp, haciz işleminin iptali gerekir.
Danıştay 4.Dairesi E.1995/2800 K.1995/3596 T.20.9.1995
İlgili yıllara ait muhtelif vergi borçlarının tahsili
amacıyla tebliğ edilen ödeme emirlerine karşın ödemede
bulunulmaması üzerine davacının iş yerindeki bir kısım
menkul malları haczedilmişse de; Davacının iş yerinde
haczedilen malların 6183 sayılı Yasanın 70.maddesinde
belirtilen, borçlunun şahsı ve mesleği için gerekli eşya
niteliğinde olması nedeniyle haczi mümkün olmadığından,
haciz işleminin iptali gerekmektedir.
ÖZELGELERDE
1. İzmir Vergi Dairesi Başkanlığı'nın 27.12.2006 tarih
ve 3991 sayılı özelgesi;
"Fatura, satılan emtia veya yapılan hizmet karşılığında
müşteriye verilen belge olup, Türkçe düzenlenmesi
gerekir. Bedelin döviz cinsinden belirlenmesi halinde,
faturada o günkü döviz alış günü esas alınmak suretiyle
Türk Lirası karşılığının da yazılması gerekir. Bu
durumda ayrıca kur farkı oluşması halinde kur farkının
da faturada gösterilmesi veya ayrı fatura düzenlenmesi
gerekir."
2. İzmir Vergi Dairesi Başkanlığı'nın 3.7.2007 tarih ve
1880 sayılı özelgesi;
"Kırtasiye malzemeleri satışı yapan firmanın, faturaya
konu satılan ürün çeşidinin çok fazla olması diğer bir
anlatımla faturada bulunan satır sayısından fazla olması
halinde, faturanın ekinde, her bir sayfasında faturaya
ait bilgilerin bulunması, sayfa numaralarının birbirini
takip etmesi ve ayrıca her sayfanın şirket tarafından
kaşelenmesi şartı ile liste halinde düzenlenmesinde bir
sakıncası yoktur. Bu arada, düzenlenen faturada ekindeki
liste sayısının belirtilmesi de gerektiği tabiidir."
3. Bursa Vergi Dairesi Başkanlığı'nın 9.1.2007 tarih ve
6 sayılı özelgesi;
"Adi ortaklıktaki hisse devirlerinin katma değer vergisi
karşısındaki durumu ile ilgili açıklamalar içeren 25
seri no'lu KDVK Genel Tebliği düzenlemeleri gereğince,
ortaklığın sona ermesi sonucunu doğurmayan ortaklık
hisselerinin devrinde fatura düzenlenmesine gerek
bulunmamaktadır."
4. Antalya Vergi Dairesi Başkanlığı'nın 12.1.2005 tarih
ve 32 sayılı özelgesi;
"Sıcak ve soğuk içecek otomasyon makinelerinden yapılan
satışlar sırasında bu makineler üzerindeki bilgilerin
değiştirilemez, silinemez olması ve dışarıdan bir
müdahalenin yapılamaması halinde, gün sonunda makineden
alınan rapora dayanılarak ‘muhtelif müşteriler' ibareli
toplu bir fatura düzenlenmesi mümkündür."
5. Ankara Vergi Dairesi Başkanlığı'nın 31.1.2007 tarih
ve 5893 sayılı özelgesi;
"VUK'un 231/5. maddesinde, faturanın, malın teslimi veya
hizmetin yapıldığı tarihten itibaren azami yedi gün
içinde düzenleneceği ve bu süre içerisinde düzenlenmeyen
faturaların hiç düzenlenmemiş sayılacağı hükme
bağlanmıştır. Ancak bu hüküm VUK'un 3. maddesinde yer
alan "vergiyi doğuran olay ve bu olaya ilişkin
muamelelerin gerçek mahiyeti esastır" hükmü ile birlikte
değerlendirildiği vakit; anılan Kanunun 231/5 inci
maddesinde yer alan düzenlemenin süresinden sonra
düzenlenen faturaya kesilecek ceza bakımından (VUK 353/1
inci madde) önem arzettiği görülecektir. Dolayısıyla
süresinde düzenlenmeyen faturada belirtilen işlemin
geçersiz sayılması yine VUK'un 3. maddesiyle
çelişmektedir. Bu itibarla, faturanın düzenlenmesi,
ödemeye değil "mal teslimi" veya "hizmet ifasına"
bağlandığından sağlık hizmetlerini karşılamak üzere
sözleşme yapılan şirkete verilen sağlık hizmetlerine
ilişkin faturanın ödemeye bağlı olmaksızın yedi gün
içerisinde düzenlenmesi gerekmektedir. Süresi içerisinde
düzenlenmeyen faturalar için VUK'un 353/1. maddesi
uygulanacak ve bu faturalar vergi kanunları bakımından
ispat edici bir vesika olarak değerlendirilecektir."
Son Dakika Olmasaydı, Bir Çok İş Yapılmazdı.
M. S. Tarilor
Veysi Seviğ - Bumin Doğrusöz
referans / 20.08.2008
|