| |
Münhasıran yapılan pazarlamada Esnaf Muafiyeti
Soru: Günümüzün ekonomik
koşulları nedeniyle sadece sabit geliri olan bir
kişinin eşi ve çocukları ile yaşamını sürdürmesi çok
zordur.
Ben de eşime maddi açıdan destek sağlamak amacıyla
parfüm ve benzeri malzemeleri gerek aile çevresinde
ve gerekse bulunduğum muhitte bir şirket adına
pazarlıyorum.
Daha önce bir bankada dört yıl kadar çalışmışlığım
bulunmaktadır. Üniversite mezunu olmama rağmen iş
bulamadığım için pazarlama işini yapmak zorunda
kaldım.
Vergi açısından eğer yaptığım işin sorun yaratması
söz konusu değilse bu işimi sürdürerek aile
bütçesine katkı sağlamak istiyorum.
Yanıt: Gelir Vergisi Yasası'nın 9'uncu maddesinin
dördüncü fıkrası uyarınca "4077 sayılı Tüketicinin
Korunması Hakkındaki Yasa"ya göre gerçek ve tüzel
kişilerin mallarını iş akdi ile bağlı olmaksızın
bunlar adına kapı kapı dolaşmak suretiyle tüketiciye
satanlar belli koşullar çerçevesinde gelir
vergisinden bağışık tutulmuşlardır.
Buna göre; iş akdi ile bağlı olmaksızın kapı kapı
dolaşmak suretiyle münhasıran tüketiciye mal
satanlar elde ettikleri bu gelirleri nedeniyle yasal
düzenleme gereği "esnaf muaflığı"ndan
yararlanmaktadırlar.
Diğer yandan kapı kapı dolaşarak mal satanlardan
esnaf muaflığından yararlanmaları söz konusu
olanlar, bu faaliyetleri ile ilgili olarak,
kendilerine ürünlerini sattıranlar tarafından
yapılan komisyon, prim ve benzeri nitelikteki
ödemeler üzerinden Gelir Vergisi Yasası'nın 94'üncü
maddesi uyarınca yüzde 20 oranında gelir vergisi
hesaplanarak kesintiye tabi tutulmaktadır.
Dolayısıyla sizin yapmış olduğunuz pazarlama işi
nedeniyle bu işi yaptıran tarafından size ödenen
prim, komisyon ve benzeri menfaatler yüzde 20
oranında gelir vergisi kesintisine tabi olup, sizin
yapmış olduğunuz bu iş nedeniyle ayrıca vergisel
açıdan herhangi bir sorumluluğunuz bulunmamaktadır.
Soru: Çalışmakta olduğum şirket tarafından yapmış
olduğumuz peşin satışlar üzerinden bize prim
ödenmektedir.
Bizim pazarlama elemanı olarak duruma göre peşin
satışlarda belli bir iskonto yapma yetkimiz
bulunmaktadır.
Bu yetki çerçevesinde yapmış olduğumuz peşin
satışlar üzerinden her ay adımıza prim tahakkuk
ettirilmekte ve ödenmektedir.
Bize ödenen primler sattığımız malların katma değer
vergisi hariç satış bedeli yani faturada yer alan
katma değer vergisiz tutarlarıdır.
Her ay ödenen bu primler bordromuza ücret gibi
yazılmak suretiyle gelir vergisine ve damga
vergisine tabi tutulmaktadır.
Bu primler, müşterinin şirketimize yapmış olduğu
ödemeler üzerinden hesaplanmaktadır.
Yanıt: Gelir Vergisi Yasası'nın 61'inci maddesinde
yer alan tanımlamadan anlaşılacağı üzere "ücret, iş
verene tabi belirli bir işyerine bağlı olarak
çalışanlara hizmet karşılığı verilen para ve ayınlar
ile sağlanan ve para ile temsil edilebilen
menfaatlerdir."
Bu bağlamda "ücretin ödenek, tazminat, kasa
tazminatı, mali sorumluluk tazminatı, tahsisat, zam,
avans, aidat, huzur hakkı, prim, ikramiye, gider
karşılığı veya başka adlar altında ödenmiş olması
veya bir ortaklık münasabeti niteliğinde olmamak
şartı ile kazancın belli bir yüzdesi şeklinde"
belirlenmiş bulunması ücret olma özelliğini
değiştirmemektedir.
Dolayısıyla; size yapmış olduğunuz peşin satışlar
üzerinden ödenen primlerde ücretin bir unsuru, daha
doğrusu ücret niteliğinde olduğundan bordroya dahil
edilerek gelir vergisi kesintisine tabi
tutulmaktadır.
Veysi Seviğ Dünya
26.08.2006 |
|